Ortak bir coğrafyada binlerce yıl öncesine uzanan Türk Çin ilişkileri, günümüzdeki birbirinden uzak coğrafi konumları, kültürel farklılıkları, ekonomik ve politik gelişmeler sebebiyle yeni bir mecraya evrilmektedir. 1971 yılında tesis edilen Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkiler, her iki ülkenin de dışa açılmaya başladığı, ekonomik ve siyasi olarak yükseldiği 1980’lerden itibaren hareketlilik kazanmıştır. 2010 yılında stratejik işbirliği düzeyine yükseltilen ikili ilişkiler, karşılıklı üst düzey diplomatik, politik ve ekonomik ziyaretlerin de katkısıyla ilerlemektedir.

İki ülke arasındaki ilişkiler 2000’li yıllardan sonra ticaret odağında gelişmiş ve iki ülke arasındaki uluslararası ticaret ve yatırım faaliyetleri önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin Batı’dan Asya’ya doğru kaymasıyla birlikte Türkiye’nin ilgisi de bu coğrafyaya yönelmiştir. İlk kez 2000’de 1 milyar Amerikan Dolarlık hacme ulaşan iki ülke arasınndaki uluslararası ticaret, 2018 yılı itibariyle 23.6 milyar Amerikan Dolarına ulaşmıştır. Bu dönemde Çin, Türkiye’nin en fazla ithalat yaptığı ülke konumuna yükselmiş ve ikili diplomatik ilişkilerde de göreceli ilerleme sağlanmıştır.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından 2013 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana’da ilan edilen Kuşak ve Yol Girişimi ile tarihi ipek yolunun canlandırılması amaçlanmaktadır. Türkiye, Kuşak ve Yol Girişiminin kara ayağı olan İpek Yolu Ekonomik Kuşağı’nın Avrupa’ya açılan kapısı olarak önemli roller üstlenebilecek bir coğrafyada yer almakta ve bu sebeple de Çin ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin artması beklenmektedir. Gelişen ticari ilişkiler beraberinde hukuki uyuşmazlıkları da getirmiştir. Buna karşın her iki ülkenin diline, toplumsal yapısına, iş yapış şekillerine ve hukuk sistemine aşina hukukçuların yok denecek kadar az sayıda olması sebebiyle, ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkların hızlı ve etkili biçimde çözüme kavuşturulması her zaman mümkün olamamaktadır.

“Turkish – Chinese Law” sitesi, iki ülke arasındaki uluslararası ticaretteki gelişmeleri ve uluslararası ticaretten doğan uyuşmazlıkları göz önüne alarak, her iki ülke hukukunun ilgili taraflara tanıtılması amacıyla hareket eden kişisel bir girişim ve çalışmanın neticesidir. Bu amaç doğrultusunda, Türk ve Çin Hukuklarındaki gelişmeler Türkçe, Çince ve İngilizce olarak paylaşılacak; mümkün olduğu ölçüde mahkeme kararlarına, ve her iki ülkede literatüre yeni giren eserlere yer verilecektir.